| dc.description.abstract | Bu makale, Gümrük ve İnhisarlar Vekâleti’nin 1933 yılında hazırladığı on yıllık faaliyet raporu ışığında, Cumhuriyet’in erken dönem ekonomik politikalarını değerlendirmektedir. Cumhuriyet yönetimi, ekonomik bağımsızlığı siyasi egemenliğin ayrılmaz bir parçası olarak görmüş; dışa bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi teşvik etmek ve sanayileşmeyi hızlandırmak amacıyla kapsamlı reformlar gerçekleştirmiştir. İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar doğrultusunda, liberal modelden devletçi modele geçilmiş; gümrük tarifeleri yeniden düzenlenmiş, ithalat sınırlandırılmış ve tekel ürünleri devlet kontrolüne alınmıştır. Raporda, gümrük idaresinin kurumsallaşması, kaçakçılıkla mücadele, teftiş mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ithalat verilerindeki düşüşler ayrıntılı biçimde sunulmuştur. Özellikle tütün, tuz, ispirtolu içkiler ve patlayıcı maddeler gibi tekel ürünlerinde devletin doğrudan müdahalesi, üretim artışı ve istihdam yaratımı açısından önemli sonuçlar doğurmuştur. 1929 Buhranı sonrası uygulanan korumacı politikalar sayesinde ithalat ciddi oranda azalmış, yerli sanayi ve tarım desteklenmiştir. Makale, Cumhuriyet’in ekonomik temellerinin planlı ve merkezi bir yapı altında nasıl şekillendiğini belgelemekte; devletçilik ilkesinin kurumsal ve mali yansımalarını tarihsel verilerle ortaya koymaktadır. Bu çalışma kapsamında elde edilen bulgular, Cumhuriyet’in erken döneminde uygulanan ekonomik politikaların kapsamlı bir dönüşüm sürecini temsil ettiğini ortaya koymaktadır. | tr_TR |