<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>Cilt 07, Sayı 1 (2018)</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14091</link>
<description/>
<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 06:57:03 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-23T06:57:03Z</dc:date>
<item>
<title>Sivas Devlet Yıllıklarına Göre XIX. Asırda Tuz Madenleri</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14103</link>
<description>Sivas Devlet Yıllıklarına Göre XIX. Asırda Tuz Madenleri
COŞKUN, Neşe
Binlerce yıldır insanoğlunun yaşamsal gereksinimlerin karşılanması, zirai ve hayvansal&#13;
ürünlerin işlenmesi ve uzun süre depolanarak kullanımı için elzem olan tuz Osmanlı&#13;
coğrafyasındaki farklı şehirlerde doğal kaynak olarak bulunmaktadır. Çalışmaya konu&#13;
olan 19.asırda Sivas ve çevre yerleşimlerin tuz ihtiyacı da bölgede bulunan tuz madenleri&#13;
kullanılarak karşılanmıştır. Sivas Vilayet Salnameleri bu konuda çalışan araştırmacılar&#13;
için kıymetli bir kaynaktır. Zira tuzlaların (memlehaların) adları, en yakın yerleşim&#13;
alanına ve vilayet merkezine olan uzaklıkları, üretilen tuzun kalitesi ve miktarı, tuzlada&#13;
vazife yapan Müslüman ya da Hıristiyan görevlilerin adları ile bölge güvenliğinin temini&#13;
ile görevli asker sayıları salnamelerde oldukça detaylı bir şekilde kayıt altına alınmıştır.&#13;
Çalışmada sadece Osmanlı Devleti’nin resmi kayıtları olanH.1288/M.1871, Salname-i&#13;
H.1289/M.1872, H.1292/M.1875, H.1293/M.1876, H.1298/M. 1880, H.1300/M.1882, H.&#13;
1301/M.1883, H.1302 /M.1884 yıllarına ait Osmanlı Devleti tarafından bastırılmış olan&#13;
Sivas Salnameleri (Sivas Yıllıkları) kullanılmış, Yıllıklarda yer alan tüm bilgiler&#13;
sistematik olarak tasnif edilmiş, bu şekilde tuzlalar hakkındaki resmi bilgilerin tasnif&#13;
edilerek konunun akademik literatüre kazandırılması amaçlanmıştır.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14103</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Kurumsal İletişim Açısından Türkiye İş Bankası’nın Kurumsal Reklamları: 1924-1928</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14102</link>
<description>Kurumsal İletişim Açısından Türkiye İş Bankası’nın Kurumsal Reklamları: 1924-1928
ÖZDEMİR, Özlem
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla birlikte, Türkiye ekonomisini güçlendirmek için&#13;
yeni bir sanayi ve ticaret yatırımı gerekliydi. Bu nedenle İzmir İktisat Kongresi’nde&#13;
temelleri atılan ilk ulusal banka olan Türkiye İş Bankası, 26 Ağustos 1924 yılında Atatürk&#13;
tarafından Celal Bayar önderliğinde kurulmuştur. Özel sektörü geliştirmek için kurulan&#13;
Türkiye İş Bankası, kurumsal reklamlarını da bu süreçte yayınlamaya başlamıştır.&#13;
Kurumsal reklamlar, Bankanın kimliğini, kuruluş amacını ve politikalarını ortaya&#13;
çıkarması açıdan önemlidir. Bu nedenle çalışmada, Türkiye İş Bankası’nın 1924–1928&#13;
yılları arasında yayınladığı kurumsal reklamlar, Banka’nın kurumsal iletişimi açısından&#13;
incelenmiştir. Bu çerçeve kapsamında kurumsal reklamlar dönemin gazeteleri olan&#13;
Hakimiyet-i Milliye, Milliyet ve Akşam gazetelerinden toplanarak nitel metin analizi&#13;
yöntemiyle çözümlenmiştir. Sonuç olarak, Türkiye İş Bankası kurumsal reklamları&#13;
aracılığıyla kimliğini, amacını ve politikalarını yansıtmaktadır hipotezi doğrulanmıştır
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14102</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Ödemiş Mezar Taşlarındaki Kitabe Özellikleri ve İçerikleri Üzerine Bir Değerlendirme</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14101</link>
<description>Ödemiş Mezar Taşlarındaki Kitabe Özellikleri ve İçerikleri Üzerine Bir Değerlendirme
YILMAZ, Edip
Mezar taşları tarihimizin en önemli ve sessiz şahitleridirler. Mezar taşlarımız mimari&#13;
varlıklarımız içerisinde bir dünya mirasıdır. Türkler, tarih sahnesinde yer aldıkları günden&#13;
beri mezar yapılarına önem vermişlerdir. Bazen kurgan adı verilen anıt mezarlar inşa&#13;
ederek ölüleri buraya gömmüşler; bazen de mezarlar kaybolmasın diye başlarına balbal&#13;
adını verdikleri taşlar dikmişlerdir. Bu gelenek Türklerin İslâmiyeti kabulünden sonra da&#13;
devam etmiş; bir taraftan türbe ve kümbet tipi mezarlar inşa ederken, diğer taraftan&#13;
sandukalı ve şahideli mezarlar yapmışlar. Sadece mezarların başına taş dikmekle&#13;
kalmamışlar; mezar taşlarına yazdıkları kitabelerle ölüme bakış açıları, inanç yapıları,&#13;
insanlardan beklentilerini edebi bir dille ifadenin yanında; vefat eden şahsın kimliği,&#13;
mesleği ve vefat tarihi hakkında yörenin tarihine ve biyografisine ışık tutan önemli&#13;
bilgilere de yer verilmektedir. Diğer taraftan taşlardaki değişik süslemelerle dönem ve&#13;
yörenin sanat anlayışı gelecek nesillere aktarılmaktadır.&#13;
Ne yazık ki, bu değerli kültür varlıklarımız, çeşitli sebeplerle gün geçtikçe yok&#13;
olmaktadırlar. Yetersiz de olsa Anadolu’nun birçok yerinde yapılan çalışmaların yanında,&#13;
önemli mezar taşı potansiyeline sahip Ödemiş yöresinde yaptığımız araştırma ve&#13;
incelemelerle, gelecek nesillere bu değerleri taşımak amaçlanmaktadır.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14101</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Sekülerleşme ve Din</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14100</link>
<description>Sekülerleşme ve Din
EKİNCİ, İsmail
Kavram olarak ortaya çıktığı ilk günden günümüze kadar üzerine hararetli tartışmaların&#13;
yapıldığı kavramlardan birisi de sekülerleşmedir. Sekülerleşme yaşamımızda dinden&#13;
uzaklaşma, ilahi olanla değil de sadece dünyevi olanla meşguliyet olarak gündemimizi&#13;
işgal etmiştir. Bu bağlamda sekülerleşme karşısında dinlerin, özellikle de İslam’ın tutumu&#13;
önem kazanmıştır.&#13;
Sekülerizm, Batı medeniyetinde, özellikle Hıristiyan toplumlarında büyük etkilerle yerini&#13;
almış, tahrif olmuş ilahi dinlerden tutun da, beşeri batıl dinlere kadar hepsini etkilemiştir.&#13;
Fakat bu etkinin İslam’da da aynen var olduğu savı tutarsızdır. İslam’daki iman anlayışı&#13;
İslam’ın ahkâm/amel boyutu, İslam’da ruhban sınıfının olmayışı ve en önemlisi de İslam’ın&#13;
tahrif olmamış yegâne ve son din olması, onun seküler olmasını engellemiştir. İslam,&#13;
modernite karşısında, özünde bir değişikliğe uğramadan tamamen yeni yorumlarla&#13;
medeniyeti almış, sekülerizmden etkilenmemiştir.&#13;
Bu çalışmada insanın bir dünya kurması ve bu dünyayı korumasında dinin rolü,&#13;
sekülerleşme ve ortaya çıkışı, modernleşme ve sekülerleşme ilişkisi, İslami&#13;
sekülerleşmenin imkânı, şehirleşme-sekülerleşme ilişkisi ve sekülerleşen dünyaya karşı&#13;
dinin tutumu ortaya konulmaya çalışılmıştır.&#13;
Anahtar Kelimeler:
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14100</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
