<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15617">
<title>Sayı 6 (2025)</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15617</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15791"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15789"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15788"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15787"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-23T06:51:37Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15791">
<title>Erken İslam Tarihinde Mistisizme Karşı Felsefe: Tûsî ve Konevî Yazışmaları</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15791</link>
<description>Erken İslam Tarihinde Mistisizme Karşı Felsefe: Tûsî ve Konevî Yazışmaları
Gülşen, YÜCEL
ufiler, filozoflar ve teologlar faklı düşünce ekollerine sahip olmaları nedeni ile eşyanın tabiatını açıklamak için farklı yöntemler ve kavramlar kullanmışlardır. Sufi, filozof ve teologların düşünceleri  “Eşyanın tabiatı ve Allah ile ilgili bilgiyi edinmek için en güvenilir yöntem nedir?” ortak sorusunun cevaplandırılması bağlamında benzerlik gösterir. Peripatetik (Meşai) filozoflar eşyanın hakikatini anlamak ve mutlak doğruya ulaşmak için “aklın” (al-‘aql) yeterli olduğunu savunurlar. Sufiler ise aklın tek başına yeterli olmadığını savunur ve bu bilginin “keşif” (kashf) ile elde edilebileceğini ifade ederler. Teologlar ise eşyanın hakikatine yalnızca vahiy ile ulaşabileceği iddia ederler. Diğer bir farklılık kullanılan kelimelere yüklenen anlamlardır. İrade, akıl ve mantık kelimelerine her üç ekolde de farklı anlamlar yüklenmiş olduğu görülmektedir. Fakat bu farklılığın arasındaki ilk uzlaşma adımlarını birincisi İbn-i Sina’nın en etkili müntesibi olan Nasreddin Tusî ve ikincisi İbnü’l-Arabî’nin en önemli müridi ve müntesibib olan Sadrettin Konevî arasındaki yazışmalarda görmek mümkündür
</description>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15789">
<title>Didem Madak’ın Ah’lar Ağacı Adlı Kitabına Tematik Açıdan Genel Bir Bakış</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15789</link>
<description>Didem Madak’ın Ah’lar Ağacı Adlı Kitabına Tematik Açıdan Genel Bir Bakış
Evin, BAŞAR
Bu makale, Didem Madak’ın Ah’lar Ağacı adlı şiir kitabını tematik yönleriyle ele alarak, şairin şiir evreninde öne çıkan başlıca temaların nasıl işlendiğini ve bu temaların şairin duygusal-düşünsel dünyasına nasıl yansıdığını incelemektedir. Kadın şairlerin, tarih boyunca şiiri hem bireysel hem toplumsal bir ifade alanı olarak nasıl kullandıkları değerlendirilirken, özellikle modern Türk şiirinde Didem Madak’ın şiir anlayışı üzerinde durulmaktadır. Madak’ın  Ah’lar Ağacı adlı eseri, kadınlık deneyimi, çocukluk, annelik, acı, aşk ve yalnızlık gibi temaları yoğun bir şiirsel duyarlılıkla işler. Şairin kendi yaşam öyküsüyle harmanlanan bu temalar, hem bireysel bir içsel yolculuğu hem de toplumsal hafızaya dair göndermeleri barındırır. Madak’ın şiirlerinde ironi, alay, masalsı tonlar ve grotesk öğeler bir arada kullanılarak duygusal derinliğe ulaşılır. İçsel konuşmalar ve sembolik nesneler aracılığıyla şiirsel bir anlatım gücü oluşturulur. Makale, Didem Madak’ın şiirsel üslubu, tematik çeşitliliği ve dilsel özgünlüğü üzerinden modern Türk şiirine yaptığı katkıyı vurgular. Böylece Ah’lar Ağacı, bireysel acıların evrensel ifadesine dönüşen çok katmanlı ve etkileyici bir şiir kitabı olarak değerlendirilir.
</description>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15788">
<title>Hekimoğlu İsmail’in Minyeli Abdullah Romanında Dava Adamı Tipi</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15788</link>
<description>Hekimoğlu İsmail’in Minyeli Abdullah Romanında Dava Adamı Tipi
Samet, HEKİMOĞLU
Hekimoğlu İsmail’in kaleme aldığı Minyeli Abdullah romanının ana konusu, toplumsal ve siyasî alanda İslamî yaşantının etkinliğine dair kurgulanan Minyeli Abdullah adlı karakterin İslam davası adına yapmış olduğu faaliyetlerdir. Romanda bir dava adamı tipi olarak anlatılan Minyeli Abdullah, söylem ve eylemleri ile İslamcı tipe örneklik teşkil etmektedir. Mekân olarak Mısır’da geçen romanda Mısır, toplumsal ve yönetimsel olarak olumsuz şekilde tasvir edilir ve bu olumsuzluklara İslamî bir hayat tarzı önerilir. Minyeli Abdullah çoğu kez İslam inancının temel konularını çeşitli yerlerde farklı kişilere anlatarak onlara İslamî şuur aşılamaya çalışan bir kişilik olarak anlatılır. Eserde ortaya konulan dava, İslam davasıdır ve bu davada etkin rol oynayan Minyeli Abdullah ise bir dava adamıdır.
</description>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15787">
<title>Âşık Mehmet Oktay (Erganî) Şiirlerinde Gölge Arketipi Unsurlarının Tespiti</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15787</link>
<description>Âşık Mehmet Oktay (Erganî) Şiirlerinde Gölge Arketipi Unsurlarının Tespiti
Fatih, EGE
Âşıklar ve âşıklık geleneği bir milletin kültürünün hem üreteni hem de aktarıcısı olarak vazife görmektedirler. Sanatsal ve estetik kaygı güderek yaptıkları toplumsal okumalar; ortaya çıkardıkları eserler, bir toplumun içsel değerlerinin aynası niteliği taşımaktadır. Kendi toplumunun içinden yetişerek tüm gelenek/görenek ve anlatılarını öğrenen âşıklar elde ettikleri bu değerler bütününü sadece hafızalarına işlemek ile kalmaz, aynı zamanda yorumlayarak topluma farklı bakış açıları sunarlar. Bu bağlamda âşıklar toplumlarını uyaran ve sosyal sorumluluk bilinci taşıyan sanatçılardır. Geçmişte daha belirgin olan ve sosyal medyanın günümüzdeki işlevini gören âşıklık geleneği, kolektif bilinçdışının en derin yansımalarını bahsettiğimiz üretimler üzerinden göstermektedir. Âşıklar hem şiirlerinde hem anlattıkları hikâyeler ışığında toplumun ruhsal yapısını yönlendirmektedirler. Âşıkların toplumun ruhsal yapısına etkisi, Carl Gustav Jung’un analitik psikoloji ilkeleri bağlamında yorumlandığında, eserlerinde kolektif bilinçdışının arketipleri tespit edilebilmektedir. Çalışmamızda yukarıdaki bilgiler ışığında Çıldırlı âşık “Erganî”nin şiir evreni incelenmiş ve Jung’un arketip teorisi bağlamında çözümlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca, âşığın eserlerinde örnek gösterdiği gölge arketipi unsurları belirlenmiştir. Bu bağlamda çalışma gölge arketipinin topluma işaret ettiği kötücül unsurların tespiti ile sınırlandırılmıştır. Bununla birlikte şairin toplumu şiirlerinde sanatsal dil ile nasıl yönlendirdiği analitik psikoloji kuramı çerçevesinde analiz edilmeye çalışılmıştır.
</description>
<dc:date>2025-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
