<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15410">
<title>Cilt 02, Sayı 2 (2023)</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15410</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15500"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15499"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15498"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15497"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-23T06:51:41Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15500">
<title>HERODOTOS VE PERSLERDE HÜKÜMET ŞEKİLLERİ</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15500</link>
<description>HERODOTOS VE PERSLERDE HÜKÜMET ŞEKİLLERİ
KIRAN, Abdullah
Farklı hükümet veya yönetim biçimleri deyince hepimizin aklına ilk gelen, Antik Yunan şehir devletleridir. Atina’nın demokrasinin beşiği olduğunu, halk yönetimi anlamında ilk doğrudan demokrasi uygulamalarının burada yaşandığını biliyoruz. Çoğumuz, farklı hükümet şekilleri hakkındaki ilk sistematik bilgi ve açıklamaları Platon ve Aristoteles ile başlatırız; hatta Aristoteles’in sınıflandırmasını günümüz için de temel olarak kabul ederiz. Ancak tarih biliminin babası sayılan Herodotos’un “Herodot Tarihi” olarak bilinen eserinde, farklı hükümet şekillerine yönelik ilk sistematik sınıflandırmanın Medler ile Persler arasındaki iktidar mücadelesinden sonra yapıldığına işaret eder. Bu makalede, farklı hükümet şekilleri üzerine tartışmaların önce Persler ’de mi yoksa Yunanlılar arasında mı yaşandığı sorusuna cevap aranacaktır.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15499">
<title>Bol’ Fiilinden ‘-Il’ Biçim Birimine Türkçe Edilgen Çatı Biçim Biriminin Dilbilgiselleşme Süreci</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15499</link>
<description>Bol’ Fiilinden ‘-Il’ Biçim Birimine Türkçe Edilgen Çatı Biçim Biriminin Dilbilgiselleşme Süreci
ŞEKER, Emrullah
Bu kuramsal çalışmanın amacı Türkçe edilgenlik biçim biriminin tarihsel gelişimini Humboldt’un (1999) dört safha teorisi ve Diessel’in (1999) dilbilgiselleşme ölçütlerine göre değerlendirmek ve kökenine dair çıkarımlarda bulunmaktır. Bu bağlamda Ana-Eski Türkçe döneminden (MS I-VI. yy) itibaren kullanıldığı tahmin edilen edilgenlik biçim birimi üzerine yapılan araştırmalarda bu biçim birimin Türkçenin farklı dönemleri ile faklı lehçelerindeki görünümleri incelenmiştir. Bu çalışmalarla birlikte edilgenliğin başka dünya dillerindeki görünümleri ile edilgenlik dışında farklı işlevlere sahip diğer biçim birimlerin dilbilgiselleşme süreçleri ile ilgili çalışmalar da incelenmiştir. Bu çalışmalarda ayrıca dilbilgiselleşme süreçlerinde çok önemli bir etken olan yardımcı fiil kullanımları incelenmiş, bu kullanımların farklı işlevsel kategorilerde veya dillerdeki dilbilgiselleşme süreçleri Türkçe edilgenlik biçim biriminin gelişim sürecini belirlemede örnek oluşturmuştur. Çalışmada elde edilen verilere göre, Türkçede edilgenlik çatı biçim birimi olan –Il eki tahminen İlk Türkçe (MÖ 3500 ile Milat) döneminde edilgenlik çatı yardımcı fiili olarak kullanılan ‘ol (bol)’ fiilinin ses düşmesi, kaynaşma gibi ses değişimleri ile dilbilgiselleştiği sonucuna varılmıştır. Bu çalışma Türk dilinin hem tarihi hem günümüz lehçelerindeki edilgenlik biçim birimsel yapısını diğer bazı dünya dillerindeki edilgen yapı görünümleri ve faklı işlevsel kategorilere ait biçim birimlerin dilbilgiselleşme süreçleri ile kıyaslayarak Türkçe edilgenlik biçim biriminin evrimsel sürecini dilbilgiselleşme ölçüt ve kuramları çerçevesinde açıklamaya çalışması açısından özgün bir çalışmadır. Çalışma dilbilgiselleşmeyi edilgenlik örneği ile ele almasının yanı sıra, dil evrenselleri ve dil değişimleri hakkında önemli bilgiler sunmakta ve günümüz Türkçesinin dilbilgisel yapısı ile Ana-Türkçe ve Ana-Altayca dil yapısını açıklamaya yönelik çalışmalara katkı sunmaktadır.
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15498">
<title>Ulusal Basına Yansıdığı Şekliyle Bitlis (1930-1940)</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15498</link>
<description>Ulusal Basına Yansıdığı Şekliyle Bitlis (1930-1940)
KIZILKAYA, Rıdvan
Bu çalışma Bitlis kentinin tarihi süreç içerisinde geçirmiş olduğu değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Bir yerin geçmişine ait bilgi ve belgelerin olması o mekânın hangi aşamalardan geçtiğini göstermesi bakımından oldukça önemlidir. Dolayısıyla coğrafi etmenlerin de etkisiyle sosyo-ekonomik ve kültürel hayata nasıl yansıdığı gibi konular hakkında bilgiler içerir. Öte yandan bu bilgiler söz konusu bölgenin geleceğine yönelik planlamalarda da başvurulabilir. Bu araştırma 1930-1940 yılları arasında ulusal basına yansıdığı şekliyle Bitlis şehrinin coğrafi perspektifinden tarihsel süreçte yaşanılan gelişmelerden hareketle şekillenmiştir. Basın siyaset ilişkisi bağlamında değerlendirildiğinde iktidarlar gücünü sağlamlaştırmak ve kamuoyu oluşturmak amacıyla basından faydalanma yolunu seçmişlerdir. Ayrıca basın aracılığıyla kamuoyu oluşturulan halk kitleleri rahat bir şekilde yönetilebilir ve yönlendirilebilir. Bitlis ile alakalı basına yansıyan haberlere bakıldığında genel olarak tek parti iktidarının Bitlis’e yönelik kalkınma hamlelerini içerdiği görülmektedir. Her yönüyle kapsamlı çalışmaların yürütüldüğü basında yer almaktadır. Kültürel, sosyal, ekonomik ve ulaşım alanlarında gerçekleştirilen faaliyetler özellikle geniş bir şekilde aktarılmıştır. Bitlis’in önemli bir şehir olduğu vurgusu sıklıkla hatırlatılarak kalkınması uğruna çalışmaların daha da yoğunlaştırılması gerektiği mesajları verilmiştir. Şehrin coğrafi yapısından kaynaklı olumsuz şartların hüküm sürüdüğü Bitlis’te kalkınma hamleleri ile nüfusun bölgeden ayrılması engellemeye çalışılmıştır. Öyle ki bir zamanlar Bitlis’ten göç etmek zorunda kalan ailelerin tekrar geri dönmelerine yönelik faaliyetler dahi yürütülmüştür. Yetkililerin dikkatini Bitlis’e çekerek geri kalmışlığın giderilmesi amacıyla basın aracılığıyla bu durum yerine getirilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın şekillenmesinde başta dönemin basını –Akşam, Son Posta, Tan, Hâkimiyet-i Milliye, Yeni Asır, Anadolu, Ulus, Kurun, Milliyet- olmak üzere arşiv, telif eserler ve farklı çalışmalardan faydalanılmıştır
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15497">
<title>Lokmân Sûresi Bağlamında Hz. Lokmân’ın Nasihatlerinin Çocuk Eğitimi Açısından Değerlendirilmesi</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15497</link>
<description>Lokmân Sûresi Bağlamında Hz. Lokmân’ın Nasihatlerinin Çocuk Eğitimi Açısından Değerlendirilmesi
DİNÇER, FATMA
İnsanı inşa etmeden toplumu inşa etmek mümkün değildir. Bu nedenle Kur’an’ı Kerim’in hedefinde iyi insan ve iyi toplum vardır. İnşa süreci, ilk ayetlerle başlar ve öncelik iman, ahlak ve karakter oluşumuna verilir. İlk aşamada Allah inancı yerleşmiş bir mü’min kişilik inşa etmek önemlidir. Bu kişilik güzel ahlakla donatılarak sağlam temellere oturtulmalıdır ki bu bireylerin oluşturduğu toplum da sağlam temeller üzerine otursun. Bu sürecin ardından ise kişiye ait sorumluluklar ve toplumu yaşatacak kurallar tebliğ edilir. Kur’an’ı Kerim’de insanın inşasına yönelik birçok ayet bulunmaktadır. Bu ayetlerle Kur’an, insanı eğitime tabi tutmaktadır. İnsanı en iyi tanıyan elbette ki onu yaratandır. Dolayısıyla rehber olarak gönderdiği kitabında insanın eğitimi için gereken bilgiyi ve bunun yöntemlerini bildirmiştir. İslâm’ın ilk dönemlerinde sahabenin
</description>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
