<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14938">
<title>Cilt 09, Sayı 2 (2020)</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/14938</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15210"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15208"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15206"/>
<rdf:li rdf:resource="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15204"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-23T06:51:14Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15210">
<title>Zu’n-Nûn Eyyûb’un Darağacı İsimli Öyküsü</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15210</link>
<description>Zu’n-Nûn Eyyûb’un Darağacı İsimli Öyküsü
EKİNCİ, İsmail
Iraklı öykü yazarlarından olan Zu’n-Nûn Eyyûb, roman ve hikâye yazarı bir edebiyatçıdır. 1908 yılında Irak’ın Musul şehrinde doğmuştur. İlk hikâye yazmaya 1933 yılında başlamıştır. Zu’n-Nûn Eyyûb, Irak kültürünün en iyi temsilcisi olmuştur ve Irak kültürünü eserlerinde başarılı bir şekilde yansıtmıştır. Modern Irak Edebiyatında ve sanat dünyasında unutulmayacak bir isim olmuştur. Bütün eserlerini 1937-1970 yılları arasında yayımlatmıştır. Zu’n-Nûn Eyyûb’un “Darağacı” adlı bu öyküsü Irak Enformasyon Bakanlığı tarafından birinci baskısı 1937 yılında yapılan “Edip Zu’n-Nûn’un Bütün Eserleri” isimli eserin beşinci bölümü olan “İşçiler/Emekçiler” başlıklı bölümde ikinci sırada yer alan öyküdür. Zu’n-Nûn Eyyûb genel olarak hikâyelerinde kendisine has bir üslup kullanmaktadır. Yazar “Darağacı” adlı bu öyküsünü de diğer öykülerinde olduğu gibi olaylar arasında bağlantı kurarak, olayların iç içe olduğu bir yapıda kurgulamıştır. Öyküde betimleme unsurunu ustaca kullanan yazar, hikâyenin kahramanlarının ve olayın yaşandığı mekânların, okuyucuların gözünde canlanmasını sağlamada gayet başarılıdır. Hizbâva’nın (veya Hizbâvî) ve karısının fiziksel yapısı, yaşadıkları kulübenin zihinlerde canlanacak düzeyde tasvir edilmesi, evin hapishane ile kıyaslanarak hapishanenin, şeyhin evinin ve orada yenilen yemeklerin, çatışma yerinin ve uçakların tasviri gibi başarılı tasvirler, yazarın betimleme unsurunu ustaca kullandığının göstergeleridir
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15208">
<title>Aile Hekimliği Tercih Edilmeme Düzeylerinin Demografik Özellikler Açısından Değerlendirilmesi: Şanlıurfa İli Örneği</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15208</link>
<description>Aile Hekimliği Tercih Edilmeme Düzeylerinin Demografik Özellikler Açısından Değerlendirilmesi: Şanlıurfa İli Örneği
SAYAR, Burak; ORHAN, Mustafa; KAYA, Mehmet Veysi
Bu çalışma, sağlık hizmeti kullanıcılarının birinci basamak sağlık hizmetlerini tercih etmeme sebeplerini ortaya koymak üzere yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte tasarlanan bu araştırmanın evreni Şanlıurfa’ da ikamet eden 18 yaş ve üzeri bireylerden oluşmakta olup örneklem olarak 384 kişi dahil edilmiş ve 398 kişiye ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı, demografik bilgi formu ve bireylerin aile hekimlerini tercih etmemelerine yönelik anket formu olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. SPSS 22 kullanılarak tanımlayıcı istatistikler ve anlamlılık analizleri ile değerlendirilmiştir. Katılımcıların %55,8’i kadın; %45,7’si 30-39 yaş aralığında; %44’ü lisans mezunu; %79,4’ü evli ve %66,6’sı memur/işçidir. Demografik özelliklerine göre yapılan analizlerde aile hekimliği tercih etmeme düzeyleri incelendiğinde; cinsiyetine, medeni durumuna, yaşına, mesleğine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmasına rağmen eğitim düzeyine, bireylerin herhangi bir rahatsızlıkta ilk olarak aile hekimine gitmesine ve aile hekimine sadece ilaç yazdırmak için gitmesine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamaktadır.
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15206">
<title>Kültürel Bağlamda Hasta Güvenliği Problemine İlişkin Genel Bir Değerlendirme</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15206</link>
<description>Kültürel Bağlamda Hasta Güvenliği Problemine İlişkin Genel Bir Değerlendirme
DİĞER, Hülya; BİLGİN, Rıfat
Bu çalışma, kültürel bağlamda hasta güveliği problemini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma güvenlik ve hasta güvenliği kavramlarını konu edinmektedir. Sağlık çalışanları ile sağlık hizmeti alanların sağlık, hastalık ve hasta güvenliği konusundaki tutum, inanç, zihniyet ve sosyal ilişkilerinin toplumun kültürel unsurlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söylemek mümkündür. Çalışmanın sonuçlarına göre, kültürel yapı sonucunda meydana gelen bazı davranış şekilleri, hastaların sağlığı ve güvenliği üzerinde bazen olumlu ve bazen de olumsuz etki oluşturabilmektedir. Olumlu etki sağlık ve güvenlik konularına katkıda bulunmaktadır. Olumsuz etki de tedavinin gidişatında bir sorun şeklinde ortaya çıkmaktadır
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15204">
<title>Bitlis’teki Hristiyan Dini Yapılara Bir Örnek (Adilcevaz Mucizeler “Ardzgue Sk’ants’elegorgivank” Manastırı)</title>
<link>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15204</link>
<description>Bitlis’teki Hristiyan Dini Yapılara Bir Örnek (Adilcevaz Mucizeler “Ardzgue Sk’ants’elegorgivank” Manastırı)
KULAZ, Mehmet; İGİT, İlter
İlk Çağ’da Kef Kalesi Urartu tapınağı ile çok tanrılı inancın, Ortaçağ’da ise Hristiyanlık ve İslamiyet’in izlerini gördüğümüz Bitlis kent ve çevresi bu kültürlere ait birçok veriyi bünyesinde bulundurmaktadır. Ancak bunlar içinde İslami yapıların bölgede ağırlıklı olduğunu ve bir kimlik kazandırdığını söylemek mümkündür. Bununla birlikte Bitlis ve çevresinde az sayıda Hristiyan dini mimarisinin izlerini de görebilmekteyiz. Bitlis ili ve bazı ilçelerine dağılmış bu dini yapılar vassal olan Vaspurakan Ermeni Krallığı ve Prenslikleri dönemine tarihlendirilmektedir. Bunlardan Adilcevaz Ardzgue Sk’ants’elegorgivank Manastırı kısmen ayakta kalan kilise ve jamatun bölümüyle yöredeki önemli eserlerden biridir. 2100 m. yükseklikte şehirden ve uygarlıktan uzakta, ulaşılması zor bir alanda inşa edilmiş olan kompleks yapı, kiliseyi çevreleyen dikdörtgen avlu içerisindeki farklı amaçlı birimleriyle tam olarak bir manastır özelliği gösterir. Kitabesi olmadığından burada üretilen el yazmalarına dayanılarak VIII. yüzyıla tarihlendirilen kilise, kapalı haç planında inşa edilmiş olup taş işçiliği ve plastik bezemeleriyle dönemin sanat anlayışını bünyesinde barındırmaktadır. Bu özellikleriyle makalenin konusunu oluşturan eserin çalışma doğrultusunda, öncelikle plan ve mimari özellikleri ele alınmış, daha sonra aynı döneme ait diğer örneklerle mukayese edilerek bir sonuca bağlanmaya çalışılmıştır
</description>
<dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
