<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Cilt 01, Sayı 1 (2022)</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15409" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15409</id>
<updated>2026-04-23T06:52:35Z</updated>
<dc:date>2026-04-23T06:52:35Z</dc:date>
<entry>
<title>Türk Edebiyatında Militarizmin Temelleri</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15493" rel="alternate"/>
<author>
<name>YİĞİTLER, Şener Şükrü</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15493</id>
<updated>2025-07-02T07:33:52Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türk Edebiyatında Militarizmin Temelleri
YİĞİTLER, Şener Şükrü
Darwinci tezlerin güç mücadelesi, ezen-ezilen uluslar kavramlarıyla ve bu mücadelenin baş aktörleri konumundaki orduların itaat, disiplin, savaşkanlık, saldırganlık gibi askerî değerleriyle kuran bir ideolojik yapı olarak militarizm, iki dünya savaşı arasındaki dönemde, Türkiye’de ve bütün dünyada altın çağını yaşamıştır. I. Dünya Savaşı’nın çizdiği teritoryal ulus-devlet sınırlarının ve emperyalist ekonomik paylaşım tablosunun ortaya çıkardığı hoşnutsuzluklar ulusal edebiyatlara propagandaya yönelik yoğun bir iş yükü çıkarmıştır. Yenileşme Dönemi Türk edebiyatının, bütün ulusal edebiyatlarda olduğu gibi, öne çıkan ideolojisi olarak tespit edilebilecek milliyetçilik, özellikle ‘zamanın ruhu’ haline geldiği 19. yy. sonunda imparatorluğun muhayyel değerleri arasında yükselen muhkem bir kale görünümü verir. Bu kale metaforundan hareketle, Kurtuluş Savaşı’na kadar üst üste alınan yenilgilerin de bir sonucu olarak dönemin hâkim ideolojisine kolaylıkla eklemlenen militarizmin, milliyetçilik kalesinin cephaneliğini oluşturduğu söylenebilir. Kompleks bir yapı olarak değerlendirilebilecek ulus-devletin bu en son ve en ‘modern’ müştemilatının harcını ve malzemesini Türk edebiyatının kurucu kadrosu olarak kabul edilen şair ve yazarlar taşırlar. Bu makalede Türk edebiyatında militarizmin tarihsel temelleri ve bu temelleri işleyip geliştirerek yapılaştıran ve böylece sonraki dönemler için milliyetçi/militarist bir edebiyat kaidesi meydana getiren şair ve yazarlar incelenmiştir.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Türkiye’de Soğuk Savaş Döneminde Muhafazakâr Kesimlerin Kıbrıs Ve Dış Türkler Meselesine Yaklaşımı</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15492" rel="alternate"/>
<author>
<name>İŞLER, Ahmet</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15492</id>
<updated>2025-07-02T07:30:47Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Türkiye’de Soğuk Savaş Döneminde Muhafazakâr Kesimlerin Kıbrıs Ve Dış Türkler Meselesine Yaklaşımı
İŞLER, Ahmet
Dış Türkler meselesi Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında kalan Türkleri ifade eden kavramdır. II. Meşrutiyet döneminden beri Osmanlı Devleti dışındaki Türklere yakın bir ilgi muhafazakâr yayınlarda göze çarpmaktadır. II. Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin iç ve dış politikası dış Türkler konusunu ikinci plana iterken, aydınlar nezdinde Rusya’daki Türklerle alakalı farklı görüşler ortaya konmuş ciddi tartışmalar ve ayrışmalar yaşanmıştır. Ayrıca Muhafazakâr düşünce açısından Kıbrıs ve Kıbrıs Türklerini sahiplenme en belirgin vasıflardandır. Kıbrıs sorunun ortaya çıktığı 1950’lerden itibaren gerek yayınlarında gerekse de eylemlerinde bu duyarlılığı gösterdikleri söylenebilir. Muhafazakâr düşünürlerin ilgilendiği diğer bir konu Rusya’daki, Yunanistan’daki ve diğer bölgelerdeki Türklerdir. Çalışmada Tek Parti dönemi sonlarında çıkarttıkları süreli yayınlarla muhafazakâr düşünürlerin konuya yaklaşımları ele alınacaktır.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>SABAHATTİN ALİ’NİN SES HİKÂYESİNDE YABANCILAŞMA TEMASI</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15491" rel="alternate"/>
<author>
<name>ÇİÇEK, Özcan</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15491</id>
<updated>2025-07-02T07:28:19Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">SABAHATTİN ALİ’NİN SES HİKÂYESİNDE YABANCILAŞMA TEMASI
ÇİÇEK, Özcan
Cumhuriyet Dönemi edebiyatının Toplumcu gerçekçi yazarlarından olan Sabahattin Ali, kendine has üslubu, tekniği ve olayları ele alış biçimi yönüyle Türk edebiyatında gözleme dayalı realist hikâye yazarları içinde önemli bir yere sahiptir. Gerek öğretmenlik yıllarında gerek çeşitli mesleklerde çalıştığı zamanlarda Anadolu coğrafyasını gezip gören yazar, bu gezileri sırasında Anadolu halkının yoksulluğuna, sıkıntılarına, sıcaklığına, çelişkilerine, değişen dünyanın yeni yüzüne olan yabancılığına yerinde şahit olmuş, bütün bu gördüğü farklı manzaraları gözlemlemiş ve hikâyelerinde başarılı bir şekilde işlemiştir. Her ne kadar olay merkezli hikâyeciliğin temsilcisi olarak bilinse de olayın içinde birey psikolojisini de ihmal etmemiş, olayın içine kesitler serpiştirerek hikâyelerinde bir harmoni ortaya koymuştur. Bu makalede yabancılaşma kavramının tarihine, kullanıldığı disiplinlere, çeşitli filozoflar tarafından nasıl değerlendirildiğine, sanat ve özellikle edebiyata nasıl yansıdığına değinildikten sonra Sabahattin Ali’nin Ses hikâyesinde bu kavramın nasıl ele alındığına değinilmeye çalışılmıştır.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Çarlık Rusya’sı İktidarının Din Politikası: Azerbaycan Örneği</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15490" rel="alternate"/>
<author>
<name>MÜRSEL, Cengiz</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15490</id>
<updated>2025-07-02T07:25:46Z</updated>
<published>2022-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Çarlık Rusya’sı İktidarının Din Politikası: Azerbaycan Örneği
MÜRSEL, Cengiz
Petro’nun vasiyetini kendilerine siyasi ideoloji edinen Çarlık otoritesi “Parçala ve Hükmet” politik yaptırımlarla Güney Azerbaycan’ın yerel yönetimi han, emir ve sultanları savaşlarla bazen de sulh yani (korku psikolojisiyle) anlaşmaya zorladılar. Çarlık, Ortodoks inancının yaygınlaşması sürecinde genelde İslam’ı, özelde ise örgün ve yaygın İslam müesseslerini (mescitler, medreseler, mektepleri) ve din adamlarını yönetim için önemli tehdit olarak gördüler.  Araştırmanın amacı, Çar iktidarının Azerbaycan toplumunda yayılma ve kolonileşme sürecinde ilmine, kişiliğine saygı duyulan, sözü dinlenilen, hürmet edilen ve toplumda Hanların yanlarında ve devlet yönetiminde önemli nüfuza/kimliğe sahip din hadimlerinin halk arasında değerlerini düşürmek için izledikleri siyasi-hukuki, sosyo-ekonomik ve sosyo-politik yaptırımları tespit etmektir. Çalışmada, Çarlığın Güney Azerbaycan’da dinî politik yaptırımları Kazak ve Türkmenistan toplumundan farklı olduğu, ayrıca yayılmacı ve merkeziyetçi Provaslav Hristiyan anlayışı çerçevesinde diğer Hıristiyan topluluklara ve din adamlarına siyasi, ekonomik, sosyal ve birçok alanda geniş imtiyazlar tanıdığı halde, çoğunluğu Müslüman olan tebaanın ve din adamlarının idari, hukuki, ekonomik ve sosyal alandaki yetkilerinin sınırlandırmaya gidildiği tespit edilmiştir.
</summary>
<dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
