<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Cilt 05, Sayı 2 (2023)</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15261" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15261</id>
<updated>2026-04-23T06:52:33Z</updated>
<dc:date>2026-04-23T06:52:33Z</dc:date>
<entry>
<title>قواعد حديثية معاصرة في صفة من تقبل روايته</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15487" rel="alternate"/>
<author>
<name>Assıl, Yaser</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15487</id>
<updated>2025-07-01T07:44:18Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">قواعد حديثية معاصرة في صفة من تقبل روايته
Assıl, Yaser
Hadis mustalah ilmini, Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye örneğinde olduğu gibi sistemli hale getirmek, hadis ilimlerine yapılacak büyük bir hizmettir. Zira bununla bu ilime ulaşmak ve onu bilmek kolaylaşır. Böylece birçokları bu ilmi öğrenmeye başlar. Devamla toplumumuzda hadis kültürü daha çok yaygınlaşır. Ve hadis alanı sadece uzmanlarının bildiği bir alan olmaktan çıkar. Hadis dolayımındaki fikirler de ilerler. Ayrıca bu çalışma din ilimlerinin anlaşılması ve onlardan istifade edilmesi noktasında da önemli bir hizmet sayılabilir. Bu amacı gerçekleştirmek için fıkıh ilmi ve mustalah ilmi kapsamında geçmişte yapılmış çalışmalar esas alındı. 1877 yılında Osmanlı Devleti hakimiyeti döneminde Ahmed Paşa’nın (1895) başkanlığında alimlerden meydana gelen bir komisyon, fıkhın medeni haller ile ilgili bölümlerinden 16 kısmını kanun/kaide şeklinde tedvin ettiler. İşte onların bu çalışması, modern hadis kaideleri fikrinin ortaya çıkmasını sağladı. Çalışmanın konusu rivayetleri kabul edilenlerin özellikleri bağlamında modern/güncel hadis kaideleri olarak belirlendi. Bu çalışma esnasında bir çok kaynağa bakıldı. Ardından bu görüşlerin genelini kapsayan bir metod geliştirildi ki bu ilk işti. Sonra Kur’ân, sünnet ve akle dayanarak bu metodun delilleri ortaya konuldu. İlgili alanın eserlerinden istifade edilerek kolay ve basit ifadelerle bu kaideler açıklandı. Bu kaidelerin bulunduğu kaynak eserler sayfa numaralarıyla verildi. Sonra bu kaideler için sahih, sünen ve ilgili diğer eserlerden pratik ve gerçek örnekler zikredildi. Sonuçta örnek olabilecek 12 adet kaide ortaya çıkmış oldu. Bu çalışma hadis mustalah ilminin tüm konularını kaideleştirme sadedinde atılmış bir ilk adım kabul edilebilir. Bu yapılırsa eğer neticede Mecelle-i Kavaid-i Mustalah-i Hadis elde edilebilir.; ةمهم ةمدخ ب  اهيلع علاطلااو اهتعجارم نكيم ثيبح ناكبم ةلوهسلا نم اهلعيج هنوك ثيدلحا مولعل ةلوهس مم رسيو بقا لىا يدؤي ا لا لمجا ءانبأ ينب ةيثيدلحا ةفاقثلا رشتنت لياتلباو ملعلا اذه نم ةدافتسلاا ىلع سانلا عمت و ىقبت لا م لهأ ىلع ةرصتق ا صاصتخلا طقف لىا يدؤي امم ع مهف لجلأ ةمهم ةمدخ اذه مدقي لياتلباو ةيثيدلحا راكفلأا روطت دلا مول سلااو ني لأو اهنم ةدافت لج لما ملع في وأ هقفلا ملع في بتُك امم ءاوس ةقباسلا تاساردلا تناك ةركفلا هذه ذيفنت حلطص لأ ةرانم هذه قيبطت لج ا ةركفل مكح لظ في ءاملعلا نم ةعوممج هب ماق امف رونلا رصبتل  ةنس ةينامثعلا ةلودلا 1877 م ب اشبا دحمأ نم هيجوت :ت ( 1895 )م ًبااتك رشع ةتس نيودت نم اق دونب راطا في نيدلما لالمجا في هقفلا باوبأ نم ك ةينون عشلا تنا وهظل لىولأا ةل ةركف ر ثيدلحا دعاوقلا ي هلما عيضاولما نم عوضوم ىلع رايتخلاا عقوو ةيادبلا تناك انه نمو ة في ةم ا اذه فل ام ةداع وهو ن ي هب أدب ا ثم نمو ةددعتم رداصم نم ةءارقلا تناكف هتياور لبقت نم ةفص وهو نوفلؤلماو باتكلا لمعل ع ةغايص ىل  ةعماج ةدحاو م ةغايصلا كلتل دهاوشب نايتلاا ثم نمو ةساردلا كلتل لولأا لمعلا وه راكفلأا لملمج قلا ن سلاو نآر شو لوقعلماو ةن كلتل حر ظافلبأ ةدعاقلا فلا كلت تدروأ تيلا نفلا رداصم ركذ ثم نمو نفلا بتك نم ةلهس ةطيسب م ةرك ماقرأ ع ص يعدت ثم اتهاحف م و ننسلاو حاحصلا نوطب في تركُذ ةيعقاوو ةيقيبطت ةلثمبأ ةركفلا كلت بتك في تجاف نفلا ك عم جذومن في اتنثا ةساردلا ع ةرش ا لك لعلج لىوأ ةوطخ ةساردلا هذه رابتعا نكيمو ةدعاق ه ىلع حلطصلما ملع في عيضاولم لا اذ لباو لكش نكيم ليات في لا ةياهن ةلجبم جورلخا دعاوقل ا لهأ راكفبأ ةناعتسلاا لىا جاتيح اذه نكلو حلطصلما ملع جو نفل مهدوه  ذيفنتل ه عورشلما اذ . لبقو  ملاكلا نع  دعاوقلا ديهمتلا نكيم يثيدلحا دعاوقلبا ةفرعلما رداصلما مهأ ركذب ثحبلل رش عم ة ل زجوم ح هذه نم باتك لك  بتكلا
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Din Görevlilerinin Bir Afet Biçimi Olan Deprem Hakkındaki Algıları</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15486" rel="alternate"/>
<author>
<name>Batır, İkram</name>
</author>
<author>
<name>İnce, Celal</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15486</id>
<updated>2025-07-01T07:40:15Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Din Görevlilerinin Bir Afet Biçimi Olan Deprem Hakkındaki Algıları
Batır, İkram; İnce, Celal
Bu çalışmanın temel amacı Bitlis ili Tatvan ilçesinde Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çalışan imam ve Kur’an kursu öğreticilerinin bir afet biçimi olan depremi nasıl anlamlandırdıklarını ve algıladıklarını öğrenmeye çalışmaktır. Çalışmada depremin; kader, tevekkül, irade ve sorumluluk gibi dini kavramlarla ilişkisi tartışılmış ve bir durum tespiti yapılmak istenmiştir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntem ve tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda 9 imam ve 6 kadın Kur’an kursu öğreticileri olmak üzere 15 kişi ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Tezin amacına uygun yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, konu bağlamında 5 temel ve 17 alt soru olmak üzere 22 soru ile din görevlilerinin deprem hakkındaki düşünceleri/algıları anlamaya çalışılmıştır. Görüşme yapılan katılımcıların bir kısmı kader ve tevekkül kavranmalarının toplumda bağlamından kopartılarak ve Allah’ın tavsiye ettiği sorumluluk bilincinden soyutlanarak kullanıldığını ifade ettiler. Ayrıca din görevlilerine deprem hakkındaki görüşleri soruldu. Yapılan görüşme sonucunda din görevlilerinin bir kısmı depremin daha çok ceza, uyarı ve imtihan gereği meydana geldiğini belirtirken bir kısmı da depremin İlahi Kanunlar/Adetullah kapsamında meydana geldiğini ifade ettiler. Bu kapsamda depremlerin Adetullah Kanunu gereği meydana gelmesinin olağan olduğu ve önemli olan Allah’ın vermiş olduğu akıl ve irade ile insanların sorumluluklarının bilincinde olması, depreme karşı gerekli önlem ve tedbirlerin alınması gerektiğinin belirtildiği izlenmiştir. Zira inanç bağlamında din görevlilerinin kader ve tevekkülün insana bir sorumluluk yüklediği vurgusu yaptığı görülmüştür. Yapılan görüşmelerde bazı din görevlilerinin deprem gibi olayların afete dönüşmesinde insanların sorumsuzluğu ve tedbirsizliklerinin belirleyici olduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Yapılandırmacı Yaklaşıma Dayalı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Derslerinde Öğretim Uygulamaları: Öğretim Materyalleri Örnekliği</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15484" rel="alternate"/>
<author>
<name>Ceylan, Tuncay</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15484</id>
<updated>2025-07-01T07:35:40Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Yapılandırmacı Yaklaşıma Dayalı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Derslerinde Öğretim Uygulamaları: Öğretim Materyalleri Örnekliği
Ceylan, Tuncay
Yapılandırmacı yaklaşımda, öğrencilerin öğrenmelerini yapılandırmaları için etkili olan önemli öğelerden biri öğretim materyalleridir. Çalışmanın amacı, öğrencilerin dini öğrenmelerini etkili bir şekilde yapılandırmaları için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde kullanılabilecek öğretim materyallerini, materyallerin tasarım ve kullanım ilkelerini belirlemektir. Araştırma, nitel bir yaklaşım olan durum çalışması desenine göre tasarlanmıştır. Araştırma verileri, doküman incelemesi tekniğiyle elde edilmiştir.  Toplanan veriler üzerinde içerik analizi yapılmış; önce kodlara ve daha sonra da temalara ulaşılmıştır. Bu temalar, yapılandırmacı öğrenme yaklaşımına dayalı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde kullanılabilecek öğretim materyalleri, materyallerin tasarım ilkeleri ve materyallerin kullanım ilkeleridir. Temalar kapsamında yapılan analiz sonucunda, öğrencilerin dini öğrenmelerini etkili bir biçimde yapılandırmaları için çoğunlukla birincil bilgi kaynaklarını kullanmaları desteklenmektedir. Yanı sıra ikincil bilgi kaynakları da farklı görüşleri yansıtacak zenginlikte ve birden çok materyalle birlikte kullanılabilir. Öğretim materyalleri; öğrenciye görelik, esneklik, gerçekçilik, anlamlılık ve çok kültürlülük ilkelerine uygun tasarlanmalıdır. Uygun bir şekilde tasarlanan materyallerin kullanımı da öğrenci aktifliği ve öğretmen rehberliği temel esasına göre olmalıdır. Bununla birlikte farklı tür materyaller bir sistem bütünlüğünde ve iş birliği ile kullanılmalıdır.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>XVI. Yüzyılda Telif ve Mensur Bir Siyer-i Nebî: Defterdar Ebülfazl Mehmed Efendi’nin Cerîde-i Âsâr ve Harîde-i Ahbâr’ı</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15482" rel="alternate"/>
<author>
<name>Demir, Özlem</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15482</id>
<updated>2025-07-01T07:31:28Z</updated>
<published>2023-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">XVI. Yüzyılda Telif ve Mensur Bir Siyer-i Nebî: Defterdar Ebülfazl Mehmed Efendi’nin Cerîde-i Âsâr ve Harîde-i Ahbâr’ı
Demir, Özlem
Hz. Peygamber’in siyerini ele alan eserlerden biri de XVI. yüzyılda, Osmanlı Devleti’nde Anadolu ve Rumeli Defterdarı olarak tanınan Ebülfazl Mehmed Efendi tarafından kaleme alınan Cerîde-i Âsâr ve Harîde-i Ahbâr’dır. Eser Türk İslâm Edebiyatı ve İslâm Tarihi literatüründe yer almamaktadır. Eserin ismine XIX. yüzyıla kadar rastlanmazken müellifin Kısas-ı Enbiyâ, Târîh-i Ebü’l-Fazl, Târîh-i Umûmî, Târîh-i Osmânî isimli diğer tarih kitapları kaynaklarda geçmektedir. Bu eserlerin içeriği hakkında verilen bilgiler Cerîde-i Âsâr ve Harîde-i Ahbâr’ı işaret etmekte, dolayısıyla müellifin tarih kitaplarının karıştırıldığı görülmektedir. Bu çalışmada müellifin diğer tarih kitaplarıyla Cerîde-i Âsâr ve Harîde-i Ahbâr’ın bağlantısı incelenmiştir. Bu makale hem eseri tanıtmak hem de müellifin mukaddimede verdiği bilgilere ve eseri meydana getirirken yararlandığı kaynak kitaplara dayanarak eserin telif niteliğinde olduğunu ispatlamak amacıyla yazılmıştır. Bu minvalde Cerîde-i Âsâr ve Harîde-i Ahbâr’ın, Diyarbekrî’nin Târîhu’l-hamîs isimli kitabıyla benzer ve farklı yönleri ortaya konularak bu eserin tercümesi olmadığı gösterilmiştir. Bu değerlendirmeler sonucunda eserin, müellifin diğer tarih kitaplarından farklı, telif ve mensur bir siyer-i nebî olduğuna kanaat edilmiştir.
</summary>
<dc:date>2023-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
