<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Cilt 01, Sayı 1 (2019)</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15251" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15251</id>
<updated>2026-04-23T06:52:03Z</updated>
<dc:date>2026-04-23T06:52:03Z</dc:date>
<entry>
<title>“İSLÂM DÜŞÜNCESİNDE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ ve TAHAMMÜL AHLÂKI SEMPOZYUMU”  (Muş 26-28 Mayıs 2019)</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15285" rel="alternate"/>
<author>
<name>YOLCU, Mehmet</name>
</author>
<author>
<name>BARCA, İbrahim</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15285</id>
<updated>2024-05-31T07:45:54Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">“İSLÂM DÜŞÜNCESİNDE ELEŞTİRİ KÜLTÜRÜ ve TAHAMMÜL AHLÂKI SEMPOZYUMU”  (Muş 26-28 Mayıs 2019)
YOLCU, Mehmet; BARCA, İbrahim
Müslümanlar, tarih boyunca, hem kendi aralarında hem de farklı inanç ve düşünce havzalarından beslenen insanlarla dinamik bir ilişki içinde olmuşlardır. Bu dinamik ilişki biçimi, İslam düşüncesinin birbirinden farklı tutumları ve kabulleri barındıran, kendisini farklı yerlerde konumlandıran çeşitli fikrî ve amelî okuma biçimlerini müsamaha ile karşılamış ve böylece zengin bir tecrübeye sahip olması sonucunu doğurmuştur. Şuna özellikle dikkat etmek gerekir ki, İslam düşüncesinde farklı eğilimlerin yaşaması ve kendilerini alabildiğine özgür bir atmosferde savunması için gereken barış ve saygı ortamını hazırlayan onu günümüze taşınmasına imkân veren en temel yapı taşlarından biri, güçlü eleştiri geleneğidir; diğeri ise engin tahammül ahlakıdır. Beşer doğası gereği, masum değildir. Ne kadar derin düşünse de, ne ölçüde güçlü muhakemelerle görüş ve anlayışını esas delillere dayandırsa da bu durum değişmez. Bu demektir ki kimi insanlar düşüncede veya pratik hayatlarında birtakım hatalar yapacaklardır. Hatanın çok büyük bir âlim ve düşünce adamından da sadır olması muhtemeldir. Bu bağlamda İmam Malik Resûl’ün (sas) kabrini göstererek: “Burada yatan zatın dışında görüşü terk edilemeyecek hiçbir insan yoktur” tespitinde bulunmuştur. Bir de insanların farklı eğilim, mizaç ve ahlaka sahip oldukları göz önünde bulundurulursa onların her konuda ittifak etmelerinin mümkün olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir. Buna göre insanların farklı düşünce ve anlayışlara sahip olması kaçınılmazdır ve bu o kadar büyütülecek bir mesele değildir. Aynı mezhebe bağlı âlimler arasında bile mezhebin görüşlerinin yarısını oluşturacak kadar ihtilaf olabilir, olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Demek ki, tenkit gereklidir. Kişileri ve kurumları kutsamak doğru değildir. Bu mutlak manada bir felaket ve tefrika sebebi de değildir. Bu konuda Ebû Hanîfe, Ebû Yûsuf, İmam Muhammed ve Züfer gibi âlimlerin aralarındaki binlerce farklı görüşe rağmen her hafta beraber ders ve mütalaa yapmaları bu konuda harika bir misaldir.
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>MEZHEPLER KONUSUNDA BİLİNMESİ GEREKEN 88 SORU</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15284" rel="alternate"/>
<author>
<name>TARİK, Ramazan</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15284</id>
<updated>2024-05-31T07:42:05Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">MEZHEPLER KONUSUNDA BİLİNMESİ GEREKEN 88 SORU
TARİK, Ramazan
Mehmet Ümit, Âdem Arıkan ve Osman Aydınlı, Mezhepler Konusunda Bilinmesi Gereken 88 Soru, (Editör: Mehmet Ümit), (Proje Koordinatörü: Prof. Dr. Adnan Demircan), Beyan Yayınları, 2019, İstanbul, (320 sayfa). Bu eser, Beyan Yayınları tarafından Kur’an ve Tefsir, Hadis, Fıkıh, Siyer, İslâm Tarihi, İnanç, Mezhepler ve Tasavvuf alanlarında, uzman ilim adamları tarafından kaleme alınan “Sekiz İlim Dalında Bilinmesi Gereken 88 Soru” projesi kapsamında yayınlanmıştır. Prof. Dr. Adnan Demircan’ın koordinatörlüğünde, Doç. Dr. Mehmet Ümit’in editörlüğünde yine Osman Aydınlı Mehmet Ümit ve Âdem Arıkan tarafından kaleme alınmıştır. Eserin takdimi Demircan tarafından kaleme alınmış olup burada ilk olarak soru sorma, sorgulama üzerinde durmuş ve ister iyi niyetli veya bilgi edinme amaçlı olsun isterse de art niyetle olsun soru sormanın ilme açılan bir kapı olduğunu dile getirmiştir. Demircan yine takdiminde, mevcut eserin İslam dünyasının yüzyıllardır karşı karşıya kaldığı fakat bugünün insanının zihin dünyasını kurcalayan sorulara birer cevap üretme maksadıyla yazıldığını ifade etmiştir. Ancak bu eserde sorulara verilen cevapların yegâne cevap olmadığını, farklı insanlarca farklı cevaplar da verilebileceğinin altını çizmiştir.  Burada dikkat çektiği bir diğer husus da eserde 88 soru ve cevabın olduğu ancak burada *∞+ sonsuzluk işaretinden ilham alınarak bu soru sayısının belirlendiğini ifade etmiştir. 88 soru ile de bu konularda sorulacak soruların aslında sonsuzluğuna dikkat çekilmiştir
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>DİVÂNU’L-ḤAḲÂİḲ VE MECMÛʻU’R-REḲÂİḲ</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15283" rel="alternate"/>
<author>
<name>EKİNCİ, İsmail</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15283</id>
<updated>2024-05-31T07:39:48Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">DİVÂNU’L-ḤAḲÂİḲ VE MECMÛʻU’R-REḲÂİḲ
EKİNCİ, İsmail
İnsanoğlunun duygularını en iyi şekilde ifade etme ve karşısındakine aktarma araçlarından birisi de şiirdir. Şiir insana özgü önemli bir ifade biçimidir. Bu özelliği ile şiire hemen hemen her toplumda ve her çağda değer verilmiş ve şiir edebiyattaki yerini devamlı korumuştur. Ayrıca şiir, şairin duygularını yansıtmakla yetinmeyip, aynı zamanda şairin yaşadığı çağın ve toplumun sosyal yapısını da resmetmiştir. Bir dildeki edebi ürünlerin en üst örneği olan şiir, Arap edebiyatında da diğer türlere göre en etkili ve yaygın kullanılan edebi çalışmalar olarak kabul edilmektedir. Her dönemde şiirin gücü ve etkisi farklı olmakla beraber, XVII. ve XVIII. yüzyıllarda Osmanlı Dönemi Arap edebiyatında da şiirin gücünün ve etkisinin, diğer dönemlerde olduğu gibi devam ettiği söylenebilir. 1640-1731 yılları arasında Dımaşḳ’ta yaşamış olan Abdulganî b. İsmail en-Nablusî, pek çok ilim dalında çalışmaları bulunan, döneminin önemli bir âlimidir. İslami ilimlerde üç yüze yakın eser telif etmiş olan en-Nablusî, eserlerinin birçoğunda şiirlere de yer vermiştir. Eserlerinde yer alan şiirlerinden başka diğer şiirlerinden müteşekkil, Divânu’d-Devâvin isimli müstakil bir divanı da vardır. Üç bölümden müteşekkil bu divanının tasavvufi şiirlerin derlendiği üçüncü bölümü de, Divânu’l-Ḥaḳâiḳ ve Mecmuʻu’r-Reḳâiḳ ismiyle Muhammed Abdulhâlık ez-Zenatî tarafından tahkik edilip yayımlamıştır.1
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>SÜNNİ VE Şİİ İSLAM: MODERN ÇATIŞMANIN TARİHSEL BAĞLAMI</title>
<link href="http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15282" rel="alternate"/>
<author>
<name>TARİK, Ramazan</name>
</author>
<id>http://dspace.beu.edu.tr:8080/xmlui/handle/123456789/15282</id>
<updated>2024-05-31T07:37:11Z</updated>
<published>2019-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">SÜNNİ VE Şİİ İSLAM: MODERN ÇATIŞMANIN TARİHSEL BAĞLAMI
TARİK, Ramazan
Bu çalışma, Emily Hawley 1   tarafından “Sunni and Shia Islam: Historical Context to Modern Conflict” başlığıyla kaleme alınmış ve WANA2 enstitüsünde yayınlanmış olan İngilizce makalenin Türkçe tercümesidir Hz. Muhammed (sav)’in MS. 632’de vefat etmesinden sonra, Müslüman toplumu,  Arap Yarımadası’nda oluşturdukları İslam Devleti’ni yönetecek bir sonraki liderin nasıl seçileceği hususunda görüş ayrılığına düşmüşlerdir.  Bir grup, Hz. Muhammed’in en yakın erkek aile üyesi olan Hz. Ali’nin halife olmasını desteklemişlerdir. Bu görüşe destek verenlerin önemli çoğu, günümüzdeki Şii Müslüman grubu oluşturmuşlardır. Diğerleri ise, Müslüman toplumunun bir sonraki liderini, Hz. Ali’nin de üyesi olduğu Hz. Peygamber’in en yakın sahabe çevresinden seçme düşüncesini desteklemişlerdir. Bunlar da günümüzde 1,6 milyarlık bir kitle ile Müslümanların yüzde seksenini oluşturan Sünni Müslümanları oluşturmuşlardır.
</summary>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
